top of page

Ne Oluyor Bu Erkeklere?

10 Şubat 2025, Instagram


17 yaşındaki kız erkek arkadaşından şikayet eder
“söz veriyor, yapmıyor” Daha genç, öğrenecek dersin!
20'lerindeki erkek söyler
“ilişki istemiyorum” Daha yaşayacak dersin
30'lu yaştaki kadın kocasının ilgisizliğinden şikayet eder
“her şey benim üzerimde, yetişemiyorum” Daha ne yapacağını bilmiyor evliliğin başında dersin
40'lı, 50'li yaşlardaki kadınlar zaten vazgeçmişlerdir.
“Aman benden uzak dursunlar, bir de onunla mı uğraşacağım” deyip
yalnızlığı seçerler! Onlara da sen bir şey diyemezsin?

Eye-level view of a modern workspace with a laptop and books
Ne oluyor bu erkeklere?

Peki?

Ne oluyor gerçekten erkeklere?


Erkekler kimliklerini kaybediyorlar, toplumda duruşlarını ifade edemiyorlar. Özellikle batı toplumunda başlayan “me too” akımı ile erkekler iyice sindiler.
Erkekliklerini yitirdiler, güçlerini kaybettiler. Düpedüz bocalıyor erkekler. Ne yapacaklarını bilemeden toplumdaki yeni rollerini keşfetmeye çalışıyor erkekler.
Çok dikkatli davranayım derken özünü yitiriyor erkek. Sert mi olmalı, yumuşak mı davranmalı? Bir yandan üzerinde oluşan baskılar onları eziyor, gücünü ve hareket etme güdüsünü yitiriyor. Karar alamıyor erkekler!

Ya da kendini akışta zannettiği, hayatımı yaşar giderim moduna giriyor.

Erkek kimliği nedir? Kadına nasıl yaklaşılır? Kendi ihtiyaçlarını nasıl ifade edebilmeli? Bunu kadının sınırlarını ihlal etmeden nasıl yapmalı?
Kadının niyetini keşfetmeye çalışıyor. Kendi merkezinde durmadan bu mümkün mü?

İlişkide Eril duruşun en temel özelliği Kapsayıcılık.


Kadının duygusal devinimlerinde sağlam bir şekilde kadını kucaklayan bir erkek olmak. Kadın ona çığlık çığlığa bağırırken erkek onun gözlerinin içine bakarak, onu kolları ile saracak, onu şefkatle kapsayacak. Bunu en güzel “pole (direk) dansçısı” ile anlatabilirim. Kadının dans ettiği direk ne kadar sağlamsa kadının salınımlarında eğilmeden dik bir şekilde duruyor ve kadını tutuyorsa kadın kendini o kadar bırakabilir, bedenini rahatça kullanır, cinsel enerjisini ifade eder, hayat ile dansını doğası gereği en yaratıcı haliyle yaşayabilir.

Türk erkeklerinin en büyük sorunu annelerinden bir türlü özgürleşememeleri, anneleri tarafından çok korunmaları ve pohpohlanmaları. Erkekler ne yazık ki büyüyemiyorlar.

Erkekliğe geçiş ritüeli yok, yaşı ne olursa olsun ergen gençler gibi dolaşıyorlar. Tabi burada genelleme yapıyorum. Bazı erkekler parmakla gösterilecek şekilde olmuşlar. Başkalarının yargılarından, onay görme ihtiyaçlarından arınmış ve özgürleşmişler.

Bu yazıma Mümkün Dergisinde çıkan makaleme yorumlar katarak devam edeceğim.

Eric Elli
Instagram: @erictaoaya

Comments


bottom of page